Bu çalışma; İletişim, İletişim Tasarım, Grafik Tasarım, Yapay Zeka ve Sinema disiplinlerinin kesişim kümesinde ortaya çıkan yeni akademik paradigmaları, kuramsal tartışmaları ve ampirik yaklaşımları bir araya getirme motivasyonuyla titizlikle hazırlanmıştır.
Geleneksel sınırların giderek muğlaklaştığı günümüz akademik yazınında, disiplinler arası yaklaşımlar artık bir tercihten ziyade, olguları doğru anlamlandırabilmek adına bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu doğrultuda kitap, yapay zekayı yalnızca teknik bir araç ya da otomasyon unsuru olarak değil; iletişimin epistemolojisini, grafik tasarımın ontolojik sınırlarını ve sinemanın anlatısal yapısını kökten değiştiren kuramsal bir özne olarak ele almaktadır.
Kitapta yer alan bölümler, yapay zekanın yaratıcı endüstrilerdeki ve kitle iletişimindeki rolünü çok boyutlu bir süzgeçten geçirmektedir. İletişim çalışmalarının dijital ağlar ve algoritmik kültür eksenindeki yeni yönelimleri; grafik tasarımın üretken yapay zeka ve veri estetiğiyle genişleyen görsel dili; sinemanın ise senaryo yazımından post-prodüksiyona, dijital insan simülasyonlarından izleyici alımlamasına kadar uzanan yeni sinematik evreni, zengin bir literatür taraması ve analitik bakış açısıyla sunulmaktadır. Ayrıca, bu teknolojik dönüşümün beraberinde getirdiği etik sorunlar, telif hakları, fikri mülkiyet tartışmaları ve insan-makine etkileşiminin geleceği de çalışmanın eleştirel odağını oluşturmaktadır.
Bu çalışma; İletişim, İletişim Tasarım, Grafik Tasarım, Yapay Zeka ve Sinema disiplinlerinin kesişim kümesinde ortaya çıkan yeni akademik paradigmaları, kuramsal tartışmaları ve ampirik yaklaşımları bir araya getirme motivasyonuyla titizlikle hazırlanmıştır.
Geleneksel sınırların giderek muğlaklaştığı günümüz akademik yazınında, disiplinler arası yaklaşımlar artık bir tercihten ziyade, olguları doğru anlamlandırabilmek adına bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu doğrultuda kitap, yapay zekayı yalnızca teknik bir araç ya da otomasyon unsuru olarak değil; iletişimin epistemolojisini, grafik tasarımın ontolojik sınırlarını ve sinemanın anlatısal yapısını kökten değiştiren kuramsal bir özne olarak ele almaktadır.
Kitapta yer alan bölümler, yapay zekanın yaratıcı endüstrilerdeki ve kitle iletişimindeki rolünü çok boyutlu bir süzgeçten geçirmektedir. İletişim çalışmalarının dijital ağlar ve algoritmik kültür eksenindeki yeni yönelimleri; grafik tasarımın üretken yapay zeka ve veri estetiğiyle genişleyen görsel dili; sinemanın ise senaryo yazımından post-prodüksiyona, dijital insan simülasyonlarından izleyici alımlamasına kadar uzanan yeni sinematik evreni, zengin bir literatür taraması ve analitik bakış açısıyla sunulmaktadır. Ayrıca, bu teknolojik dönüşümün beraberinde getirdiği etik sorunlar, telif hakları, fikri mülkiyet tartışmaları ve insan-makine etkileşiminin geleceği de çalışmanın eleştirel odağını oluşturmaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 0,00 | 0,00 |