“Şeriat İsteriz!”den İbret Mahkemesine: 25 Aralık 1930–27 Şubat 1931 Gazetelerinde Menemen Basında İrtica, Kubilay, Laiklik ve Cumhuriyetçi Seferberlik
Menemen hadisesi, Cumhuriyet tarihinin ençok bilinen; fakat coğu zaman aynı kalıplar içinde anlatılan olaylarından biridir. Bu kitap, Menemen'i yalnızca 23 Aralık 1930'da meydana gelen bir asayiş veya irtica vakası olarak değil, Erken Cumhuriyet basınında gün gün kurulan, genişletilen ve nihayet bir "ibret" anlatısına dönüştürülen kamusal bir hadise olarak ele almaktadır.
Çalışma, 25 Aralık 1930 ile 27 Şubat 1931 tarihleri arasında yayımlanan gazeteler üzerinden Menemen'in basındaki izini takip eder. Akşam, Cumhuriyet, Hâkimiyet-i Milliye, Milliyet, Vakıt, Son Posta, Yarın, Serbes Cumhuriyet, Karagöz ve Resimli Uyanış gibi farklı yayın çevrelerine sahip gazete ve mecmualar birlikte okunarak olayın hangi kelimelerle adlandırıldığı, hangi siyasi ve ahlâki çerçeveler içinde yorumlandığı ve Kubilay'ın nasıl Cumhuriyetçi hafızanın sembol figürlerinden birine dönüştürüldüğünü incelenir.
Bu kitapta gazeteler, yalnızca olup biteni aktaran pasif kaynaklar olarak görülmez. Aksine başlıklar, spotlar, köşe yazıları, başmakaleler, karikatürler, mahkeme haberleri ve tekrar eden kavramlar aracılığıyla Menemen'in kamusal anlamını üreten metinler olarak değerlendirilir. Böylece hadise; irtica, laiklik, rejim güvenliği, Cumhuriyetçi seferberlik, yas, tel'in, mahkeme ve ibret dili içinde yeniden çözümlenir.
Nicel tarihsel analizler ile klasik kaynak tenkidini bir araya getiren bu çalışma, Menemen'in yalnızca ne olduğunu değil, nasıl yazıldığını, nasıl anlamlandırıldığını ve Cumhuriyet hafızasına hangi basın diliyle yerleştirildiğini göstermeyi amaçlamaktadır.
Menemen hadisesi, Cumhuriyet tarihinin ençok bilinen; fakat coğu zaman aynı kalıplar içinde anlatılan olaylarından biridir. Bu kitap, Menemen'i yalnızca 23 Aralık 1930'da meydana gelen bir asayiş veya irtica vakası olarak değil, Erken Cumhuriyet basınında gün gün kurulan, genişletilen ve nihayet bir "ibret" anlatısına dönüştürülen kamusal bir hadise olarak ele almaktadır.
Çalışma, 25 Aralık 1930 ile 27 Şubat 1931 tarihleri arasında yayımlanan gazeteler üzerinden Menemen'in basındaki izini takip eder. Akşam, Cumhuriyet, Hâkimiyet-i Milliye, Milliyet, Vakıt, Son Posta, Yarın, Serbes Cumhuriyet, Karagöz ve Resimli Uyanış gibi farklı yayın çevrelerine sahip gazete ve mecmualar birlikte okunarak olayın hangi kelimelerle adlandırıldığı, hangi siyasi ve ahlâki çerçeveler içinde yorumlandığı ve Kubilay'ın nasıl Cumhuriyetçi hafızanın sembol figürlerinden birine dönüştürüldüğünü incelenir.
Bu kitapta gazeteler, yalnızca olup biteni aktaran pasif kaynaklar olarak görülmez. Aksine başlıklar, spotlar, köşe yazıları, başmakaleler, karikatürler, mahkeme haberleri ve tekrar eden kavramlar aracılığıyla Menemen'in kamusal anlamını üreten metinler olarak değerlendirilir. Böylece hadise; irtica, laiklik, rejim güvenliği, Cumhuriyetçi seferberlik, yas, tel'in, mahkeme ve ibret dili içinde yeniden çözümlenir.
Nicel tarihsel analizler ile klasik kaynak tenkidini bir araya getiren bu çalışma, Menemen'in yalnızca ne olduğunu değil, nasıl yazıldığını, nasıl anlamlandırıldığını ve Cumhuriyet hafızasına hangi basın diliyle yerleştirildiğini göstermeyi amaçlamaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 0,00 | 0,00 |